
Yatak (bası) yaraları
- Yatak (bası) yaraları
Yatağa bağımlı/ Felçli hastalarda uzun süre aynı pozisyonda yatmaya ya da tekerli sandalye kullanmaya bağlı olarak, yatak ya da sandalye ile temas yerlerinde meydana gelen basınç nedeniyle oluşan yaralardır. Oluşan basınç sonucu kızarıklıklar olarak ortaya çıkar ve tedavi edilmezse büyüyen yaralara dönüşebilir.
Bası yaraları, vücutta basınca maruz kalan kemik çıkıntıları üzerindeki yumuşak dokularda oluşur. Eskiden bu yaralar decubitis ülser olarak tanımlanırdı. Decubitis Latince bir kelime olup sırt üstü yatma anlamındadır. Oturan insanlarda da iskial bölgelerde yara açıldığından decubitis yerine bası yarası tanımı kullanmak daha doğrudur.
Yara bakımı ve bası yarası, alanında uzman olan yara bakımı eğitimli yardımcı sağlık personelleri ve hekimler tarafından verilmelidir. Aksi halde hastanın yarasının bulunduğu bölgesi ve yaşamını aksi yönde etkileyecek hatalı tedavilerin yapılabileceğini unutmayın.
Bası yaralarının belirtileri nelerdir?
Bası yaralarının şiddetine bağlı olarak değişken aşamaları vardır. Tekerlekli sandalye kullanan hastaların üzerinde bası yaralarının gelişme riski daha yüksektir:
-Kalça, kuyruk sokumu
-Omurga
-Kürekkemiği
-Bacak kolların arkası
BASI YARASI VEYA YATAK YARASI DÖRT EVREYE AYRILIR:
yatak yarası veya bası yarası evreleri görseli. fotoğraf kaynağı: www.uh.edu
Birinci evre: Cilt kızarık görünür ve dokunulduğunda sıcaktır. Kaşıntı hissiyatı olabilir.
İkinci evre: Renksiz bir şekilde ağrılı açık yaralar ya da kabarcıklar görülebilir.
Üçüncü evre: Cilt yüzeyinin altındaki doku hasarına bağlı olarak krater benzeri bir görünüm oluşabilir.
Dördüncü evre: Ciltte muhtemelen ciddi enfeksiyon görülebilir. Kaslar, kemikler ve hatta tendonlar görülebilir.
Enfeksiyon kapmış bir yaranın iyileşmesi çok daha uzun sürer ve bu enfeksiyon vücudun farklı bölgelerine yayılabilir.
Yatak Yarası Tedavisi
Yatak yarası tedavisi ciltte etkilenen bölge üzerindeki baskıyı azaltmak, , ağrı kontrolünü sağlamak, enfeksiyonu önlemek ve iyi beslenmeyi içerir.
YARA BAKIMI TEDAVİSİ MULTİDİSİPLİNER BİR YAKLAŞIM GEREKTİRİR:
